Özellikle doğu ülkelerinde yaşanan trajediler için beslediğimiz umutlar günden güne yeni sarsıntılarla eksiliyor. Ortadoğu’dan Afrika’ya uzanan, Asya’nın ekonomik olarak zor koşullarında kendine bereketli bir yaşam alanı bulunan trajediler savaş, kıtlık ve kesintisiz göç dalgaları yaratıyor.
Göçmenlik neredeyse yeni bir kimlik bir sınıf yaratmış durumda ve tüm dünya bu sorunla mücadele etmeye çalışıyor. Veya çalışmıyor. İnsanlar evlerini, yaşamlarının bir parçası olan vatanlarını yitiriyor. Yüksek beklentilerle çıkılan yolculuklarda yok oluyor. Bebeklerin cesetleri kıyılara, insanlığın onuru ise dibe vuruyor. Hristiyanlar olarak biz kendisi de göçmenliği tatmış olan bir Rab’bin çocuklarıyız. Mısır’da göçmen olan İsa’nın çocukları bu sorunla ilgili ne söyleyebilirler, Kutsal Kitap’a bakarak nasıl insani bir çizgi belirleyebiliriz buna kafa yorduk. Aynı zamanda Uzman Psikoterapist Işın Emeç’le konuya dair oldukça kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik.
Dileriz yüreklere dokunan bir sayı çıkarabilmişizdir.
İyi okumalar.
Yorum Ekle